Yeşilçam’ın Meyhaneleri: Beyaz Perdedeki Rakı Sofraları
Yeşilçam’da meyhaneler yalnızca rakı içilen yerler değildi. Kimi zaman büyük aşkların başladığı, kimi zaman eski defterlerin açıldığı, kimi zaman da en olmadık olayların yaşandığı mekânlardı. Rakı sofraları, Türk sinemasında dostluğun, hüznün, neşenin ve hesaplaşmaların değişmez adreslerinden biri oldu.
Kimi gerçek İstanbul meyhanelerinde çekildi, kimi tamamen kurgu dünyasında hayat buldu. Kimi filmlere adını verdi, kimi de hikâyenin seyrini değiştirdi. İşte Yeşilçam’ın unutulmaz meyhaneleri ve rakı masalarında geçen ilginç hikâyeleri!

Meyhanecinin Kızı (1958)
Yönetmen: Lütfi Ö. Akad
Orhan Kemal'in eserinden uyarlanan film, Viran Kazım'ın meyhanesi çevresinde gelişen bir aşk ve hesaplaşma hikâyesini anlatıyor. Rakı sofralarının ve meyhane hayatının önemli bir yer tuttuğu yapım, eski İstanbul'un gündelik yaşamından izler taşıyor.

Meyhaneci / Can Düşmanı (1964)
Yönetmen: Türker İnanoğlu
Öleceğini sanan Erol, bir meyhanede tanıştığı adam aracılığıyla kendisini öldürmesi için kiralık katil tutuyor. Ancak Sema'yla tanışıp ona âşık olunca verdiği kararı sorgulamaya başlıyor. Böylece bir meyhanede başlayan olaylar, beklenmedik bir aşk hikâyesine dönüşüyor.

Meyhanenin Gülü (1966)
Yönetmen: Nevzat Pesen
Türkan Şoray, Küçükçekmece'de babasıyla meyhane işleten ve şarkılarıyla mahallenin neşe kaynağı olan Gül'ü canlandırıyor. Film, mahalle meyhanesinin sıcak atmosferini, müziği ve aşkı bir araya getiriyor.

Yıkılan Gurur (1967)
Yönetmen: Sırrı Gültekin
Bu kez karşımızda gerçekten var olan bir meyhane var! Belgin Doruk, Ayhan Işık ve Vahi Öz'ün rakı sofrasında buluştuğu sahne, İstanbul'un efsanevi meyhanecisi Agop İnciyan'ın Kumkapı'da işlettiği Kör Agop Meyhanesi'nde çekiliyor. Böylece İstanbul'un meyhane kültürünün önemli mekânlarından biri Yeşilçam tarihine de giriyor.

Agora Meyhanesi (1968)
Yönetmen: Mehmet Aslan
Balat'ın 1890'da açılan ünlü Agora Meyhanesi, Sadri Alışık, Ülkü Akbaba, Atilla Ergün ve Zeynep Aksu'nun rol aldığı bir dram filmine de adını veriyor. İstanbul'un rakı ve meyhane kültüründe özel bir yere sahip olan Agora'nın adı, böylece beyazperdede de karşımıza çıkıyor.

Bonus: Gizli Emir (1965)
Yönetmen: Yücel Hekimoğlu
Rakı masalarından casusluk hikâyelerine! Orhan Günşiray'ın canlandırdığı meyhaneci Erol, kendisini uluslararası bir casusluk olayının içinde buluyor. Az bilinen bu Yeşilçam macerası, meyhanelerin sinemada yalnızca aşk ve hüzün hikâyelerine değil, polisiye olaylara da ev sahipliği yaptığını gösteriyor.

Yeşilçam'ın rakı sofraları bazen bir aşkın başlangıcı, bazen de bütün hikâyenin dönüm noktasıydı. Bugün o filmleri yeniden izlediğimizde yalnızca oyuncuları ve hikâyeleri değil, eski İstanbul'un meyhanelerini, rakı kültürünü ve çoktan değişmiş bir hayatın izlerini de görüyoruz.