Rakı masasında herkes önce kendini yeniden tanır, sonra karşısındakini. Ancak size, karşınızdakinin kadeh tutuşundan ufak tahliller yapabileceğinizi söylesek ne derdiniz?
Efendim?
Evet, bizce de “İşte buna içilir!”
Rakı kadehini ortadan kavramış, dört parmağıyla sımsıkı sarmalamış olan kişi sen bir şey anlatırken lafını balla keser ve araya bir espri sıkıştırabilir. Alınganlık yok! Sana has değil, mizacı böyle.
Özellikle birkaç tek attıktan sonra rakı kadehini üstten iki parmakla tutarak kadehin ağzını avuç içine bakacak şekilde konumlandırıyorsa her an gaza gelip kadehini helikopter gibi kafasında çevirebilir, çenesi iyice düşebilir ve hatta arızaya bağlayabilir. Cep telefonlarından uzak tutulmalı yoksa üç önceki sevgilisini arayabilir!
Kadehi kalem gibi tutuyorsa üstad kimliği baskın gelmiştir; artizandır. Sanatçı olacakken içinde kalmıştır. Galeri konuşursun, resim – müzik artık menüde ne varsa alabildiğine akar gider muhabbet. Fakat sohbette rönesansa pek girmemeni öneririz. Nedenini sorma! Çıkamazsın o sohbetten azizim, güven bize.
Dobralık ile patavatsızlık arasında ince bir çizgi vardır, bildin mi? Karşındakinin kadehi tutarken işaret parmağı havadaysa, işte o ince çizgide yürümeye başlamış demektir. Yan masaların sohbetlerine fazla bulaşmamasını sağla, yeter.
Bazen bir yüzük, sadece bir yüzüktür. Evet ama rakı sofrasında yüzüğün bile bir anlamı var. Eğer ki kadehi tutarken yüzüğünü gösteriyorsa, bir meydan okuma söz konusudur. Artık kim üstüne alınır, biz bilmeyiz.
Amatör ruh iyidir, eğlencelidir ve yeniliklerle doludur. Ama ya güvensizlik de işin içindeyse? Rakı kadehini sağ ve sol olmak üzere en üstten iki parmakla tutuyorsa bu kişide amatörlük vardır. Rakının amatörüyse hiç çekilmez ama diğer konuları bilemeyiz.
Rakı kadehini tutarken serçe parmağı mı havada? Mesafelidir, kırılgandır ve hepsinden öte kuralcıdır. Olsun, yine de sohbeti güzeldir!
Kadehi dibinden tutanı gördüğün yerde tanırsın. Her an yan masalara da gidip sohbete girecekmiş gibi portatif bir tutuşu tercih etmesi tesadüf değil çünkü o hep elinde kadehle konuşur.
Rakı kadehini yanağından tutandan kork! Of puf insanı, çabuk sıkılır. Aman başka mekâna mı geçelim, buraya gelmese miydik, keşke daha sonra gelseydik, bununla gelmeseydik… Bitmez. Ama birkaç kadehten sonra durulur.
Kadehi kalbinde, kalbine doğru denk gelecek şekilde tutan tam bir hindidir. Çok lafı vardır ama bir lafa bakar bir de söyleyene… Yok yok, şaka, sizinle alakası yok. Çok lafı var ama içinde tutar. Tabiatı böyle. Onu da böyle seviyoruz.
Eğer rakı psikolojisine daha hakim olmak istersen, “Hep gözümün önünde olsun” diyorsan Rakı Psikolojisi Poster yaptık. Gökçe Altunay çizdi, 48 x 68 cm ebatlarında çiçek gibi bir iş oldu.
Afiyetle!