1913 yılından bu yana “Bezeme suçtur” ifadesi tüm mimarlık ve tasarım okullarının atölye ve koridorlarında yankılanıyor. Evsiz bir zihin yarattığı ya da tarihsel ve kültürel bağlamından koparılmış anonim bir özneye işaret ettiği için bu aforizma, zaman içinde pek çok şekilde eleştirildi; “Bezeme suçtur” ifadesinin kendisi masum olmayan, suçlu bir yaklaşım olarak görüldü. Ahmet Aslan tarafından çizilen ve Adolf Loos’u suçlu olarak gösteren tasarımlar bu çelişkiye odaklanıyor ve bizleri boşluktan korkmak (horror vacui) yerine boşluğun içinden yeniden düşünmeye davet ediyor.
Adolf Loos 1896 yılında Amerika’dan “yeni dünyanın görgüsüyle” Viyana’ya döndüğünde şehirde Sigmund Freud, Otto Wagner, Ludwig Wittgenstein, Arnold Schönberg, Peter Altenberg, Gustave Klimt ve Karl Kraus gibi pek çok parlak kişiliğin bir arada olduğu üretken bir kültür sanat ortamı v Devamını Göster